Video Görüşmelerden Meme Paylaşımlarına: Kaspersky, Dijitalleşmenin Aile Hayatını Nasıl Şekillendirdiğini Açıklıyor
Kaspersky’nin güncel araştırması, günümüzde hemen hemen herkesin aile üyeleriyle dijital kanallar üzerinden etkileşim kurduğunu gösteriyor.
Kaspersky’nin güncel araştırması, günümüzde hemen hemen herkesin aile üyeleriyle dijital kanallar üzerinden etkileşim kurduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre Türkiye’deki katılımcıların %83’ü ailesiyle mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla iletişim kurarken, %69’u düzenli olarak video görüşmeler gerçekleştiriyor ve %36’sı ortak dijital yayın platformu hesapları kullanıyor. Dijitalleşme, aile içi iletişimde önemli bir kolaylık ve esneklik sunarken Kaspersky uzmanları, artan çevrim içi bağlılığın dijital güvenlik uygulamaları ve cihazların korunması konusunda daha yüksek bir farkındalık gerektirdiğine dikkat çekiyor.
Dijital dünyada iletişim, artık günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası. Görüntülü görüşmeler ve anlık mesajlaşma sayesinde, nerede olursak olalım sevdiklerimizle bağımızı sürdürebiliyoruz. Dijitalleşme yalnızca iletişim biçimlerimizi değil, birlikte geçirdiğimiz boş zamanları da yeniden şekillendiriyor. Kaspersky, dijital çağda modern aile yaşamının öne çıkan alışkanlıklarını ve ekranların ardında gizlenen siber güvenlik risklerini ortaya koymak amacıyla bir araştırma* gerçekleştirdi.
Aile içi dijital iletişimde siber güvenlik
Araştırmaya göre WhatsApp, Telegram, Signal, Viber ve benzeri mesajlaşma uygulamaları, aile bireyleriyle iletişim kurmanın en yaygın yolu olarak öne çıkıyor. Özellikle 35–54 yaş grubunda bu oran %89’a ulaşıyor. Görüntülü görüşmeler ise aileyle iletişim kurma yöntemi olarak daha sınırlı bir kullanım alanına sahip; katılımcıların yalnızca %58’i bu seçeneği tercih ediyor.
Birçok aile için çevrim içi ortamda bağlantıda kalmanın bir diğer yolu da sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden gönderi ve meme paylaşmak. Katılımcıların %44’ü bu yolu tercih ederken, %58’lik oranla 18–34 yaş grubu bu trendin liderliğini üstleniyor. Bu durum, mizahın ve ortak kültürel referansların aile içi bağları güçlendirmede giderek daha önemli hale geldiğini gösteriyor.
55 yaş ve üzeri kullanıcılar genel olarak diğer yaş gruplarına kıyasla dijital dünyada daha az aktif olsa da mesajlaşma uygulamaları üzerinden aileleriyle iletişim kuranların oranı ortalamaya oldukça yakın (%85). Bu grubun %42’si de sosyal medya üzerinden gönderi ve meme paylaştığını belirtiyor. Ancak dijital ortamda daha aktif hale gelen ileri yaş grupları, siber tehditler ve dolandırıcılık girişimleri karşısında her zaman yeterince hazırlıklı olmayabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların, büyük yaştaki aile bireylerini çevrim içi güvenlik ve cihazların güvenli kullanımı konusunda bilinçlendirmesi büyük önem taşıyor.
İleri düzey kullanıcılar için dahi çevrim içi iletişim belirli siber güvenlik risklerini barındırıyor. Meşru mesajlar gibi görünen kimlik avı girişimlerinden karmaşık sosyal mühendislik saldırılarına kadar pek çok tehdit, en kişisel iletişim kanallarımız üzerinden karşımıza çıkabiliyor. Mesajlaşma uygulamalarında kapsamlı bir koruma sağlamak için mümkün olan her yerde iki faktörlü kimlik doğrulamanın etkinleştirilmesi, her hesap için benzersiz ve güçlü parolalar kullanılması, beklenmedik bağlantı ve ekler karşısında temkinli olunması, mesajlaşma uygulamaları için kimlik avı koruması sunan güvenilir bir güvenlik çözümünden yararlanılması ve Kaspersky uzmanlarının güvenlik önerilerinin takip edilmesi önem taşıyor.
Aile hesapları: Kolaylık mı, risk mi?
Araştırma, Türkiye’de ailelerin boş zamanlarında %81 oranında birlikte film izlemeyi tercih ettiğini; %36’sının ise aileye özel bir dijital yayın platformu aboneliğine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Çevrim içi oyunlar da Türkiye’de aile eğlencesinin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor; genel katılımcıların %43’ü bu aktiviteleri ailece vakit geçirmenin bir yolu olarak tercih ettiğini belirtiyor.
Dijital yayın platformları ve oyun hesaplarını paylaşmak ilk bakışta maliyet avantajı sağlıyor gibi görünse de özellikle aynı kullanıcı adı ve parola ile birden fazla aile bireyinin eriştiği hesaplar ciddi güvenlik ve gizlilik riskleri barındırıyor. Bu tür hesaplar, güvenlik ihlalleri için elverişli bir zemin oluşturuyor. Aile üyelerinden birinin cihazının ele geçirilmesi durumunda, saldırganlar tüm hesaba erişim sağlayabiliyor. Ayrıca parolaların farklı platformlarda tekrar kullanılması, tek bir ihlalin finansal bilgilerden e-posta hesaplarına kadar pek çok hassas verinin açığa çıkmasına yol açabiliyor. Tüm parolaların güvenli bir şekilde yönetilebilmesi için, aile bireylerinin tamamı tarafından kullanılabilecek bir password manager tercih edilmesi öneriliyor.
Kaspersky Tüketici İşleri Başkan Yardımcısı Marina Titova konuyla ilgili şu değerlendirmede bulunuyor: “Aile yaşamımız giderek daha fazla çevrim içi ortama taşındıkça, birbirimize yakın kalmak ve birlikte anılar biriktirmek için harika fırsatlar ortaya çıkıyor. Ancak bu durum, dolandırıcılık ve hesap ele geçirme gibi yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Çocuklar ve ileri yaştaki aile bireyleri bu tehditlere karşı özellikle savunmasız olabiliyor. Bu nedenle dijital dünyada birbirimize göz kulak olmak büyük önem taşıyor. Dijital gizliliği korumak ve siber güvenlik önlemlerini hayata geçirmek, sevdiklerimize duyduğumuz özenin önemli bir parçası.”
*Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 3.000 kişi araştırmaya katıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
YORUMLAR
