Paris, tarihi dokusunu modern yaşamla bir arada sunan bir şehir. Mimarisi, ünlü anıtları ve sanat atmosferiyle sadece gezilecek değil, yaşanacak bir yer.

Seyahat arkadaşım Seçil ablam artık Türkiye’ye dönmüştü ve 2 hafta boyunca yalnız olacağım bu Paris gezime Paris’in karışık metro ağı ile başladım. Aslında yürümeyi çok seviyorum ve her zaman yürümeyi tercih ederim fakat bir Paris metrosunu da deneyimlemek istedim. Şehrin altına yayılan bu geniş metro ağı, beni kısa sürede ünlü noktalara ulaştırdı. Durak noktalarımdan biri Eyfel Kulesi oldu.

Eyfel Kulesi, 1889'da Fransız Devrimi'nin 100. yılı anısına düzenlenen Dünya Fuarı (Exposition Universelle) için yapıldı ve o günden beri Paris'in sembolü. Yaklaşık 330 metre yüksekliğindeki Eyfel Kulesi, demir işçiliğiyle dikkat çekiyor. İkinci katta Paris manzarasını izledim, farklı ülkelerden gelen insanlarla sanat ve kültür üzerine sohbet ettim. Eyfel Kulesi'nin en üst katında ise mimarı Gustave Eiffel'in, mucit Thomas Edison'ı ağırladığı çalışma odasıyla karşılaştım. Oda orijinaline uygun biçimde korunuyor ve içinde ikisini canlandıran mum heykeller var. Bu katta bir de şampanya barı bulunuyor. Eyfel Kulesi'ni en iyi görebileceğiniz başka bir yer ise Trocadéro Meydanı'ndaki Palais de Chaillot; Eyfel Kulesi'ni oradan da seyretmek bambaşkaydı.

Rotamdaki bir diğer durak, şehrin sessiz yüzünü gösteren Passy Mezarlığı oldu. Bir piyanist olarak burası benim için sıradan bir mezarlık ziyareti değildi. Claude Debussy'nin yanına gidiyordum. Debussy, 1862'de doğmuş, müziği renklerin ve ışığın diliyle anlatan Fransız izlenimci (empresyonist) bir besteciydi. Piyano için yazdıkları ise bugün hâlâ repertuvarımın en sevilen eserleri arasında.

"Suite Bergamasque" içinde yer alan "Clair de Lune" (Ay Işığı), onlardan yalnızca biri. Yıllardır parmaklarımın altından geçen bu eser, bir tuşa dokunmadan bile hatırlanabilen, hafızama işlenmiş bir melodi. Mezarının başında durduğumda, o melodiyi içimden çalmaya başladım. O büyülü melodinin içinde her pedal geçişini, her arpeji tek tek hissettim. Sanki ona çalıyordum ve o beni dinliyordu bu çiseleyen yağmurlu ve hüzünlü günde.

Yıllarca çalışırken sadece nota üzerinde tanıdığım bir ismin huzur içinde yattığı yerde olmak, boğazımın düğümlenmesine neden oldu ve ardından gözlerim doldu. Bir bestecinin bir yüzyıl sonra, başka bir ülkeden gelen bir yabancının kalbine nasıl dokunabildiğini düşündüm ve içimden ona çok büyük bir teşekkür ettim. Bu teşekkür hissiyle yavaş yavaş oradan ayrıldım ve Champs-Élysées Caddesi'nin başındaki Zafer Takı'na (Arc de Triomphe) doğru yürümeye başladım. Napoléon'un askeri zaferleri anısına yapılan bu anıt, şehrin tarihini çok iyi yansıtıyor. Ama o gün, Paris'in bana en çok dokunan yüzü, taş bir anıtta değil, o sessiz mezarlıkta gizliydi. Günü La Sainte-Chapelle'de bitirdim. Seine Nehri'nin ortasındaki Île de la Cité adasında, NotreDame Katedrali'nin hemen yakınında yer alan bu şapel, kalabalık adanın içinde adeta saklı bir mücevher gibi duruyor.

Kral IX. Louis'nin 1248'de yaptırdığı bu şapel, Gotik mimarinin en önemli örneklerinden biri sayılıyor. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki vitray pencerelerden gün batımında giren ışık eşliğinde Vivaldi'nin Dört Mevsim'ini dinledim. Vitraylardan düşen kırmızı, mavi ve altın rengi ışıklar duvarlarda kıpırdarken, kemanların ilk notaları şapelin taş duvarlarında yankılandı.

Bir piyanist olarak kulağım her zamanki gibi ayrıntıdaydı: yaylıların nasıl nefes aldığını, bir cümlenin nasıl yavaşça söndüğünü, sonraki cümlenin nasıl ona yaslandığını dinliyordum. Bir noktada dinlemeyi bıraktığımı fark ettim, müzik beni analiz eden olmaktan çıkarıp içine almıştı. Telefonumu çıkarıp o anı kaydetmek hiç aklıma gelmedi, çünkü ben çoktan başka bir dünyaya geçmiştim.

Eyfel Kulesi'nden Sainte-Chapelle'e uzanan bu rota, Paris'te mimari, müzik ve tarihin nasıl iç içe geçtiğini gösterdi. Paris, bende yine ve yine hiç unutulmayacak izler bıraktı.

Paris keşfim devam ediyor...

Paris keşfim devam ediyor...

Paris keşfim devam ediyor...

Paris keşfim devam ediyor...

Paris keşfim devam ediyor...

Paris keşfim devam ediyor...

Paris keşfim devam ediyor...

Paris keşfim devam ediyor...

Kaynak: Yeni Çağ Gazetesi — https://www.yenicaggazetesi.com/paris-kesfim-devam-ediyor-1078050h.htm