Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeniçağ’a verdiği özel röportajda fon krizine müdahalede geç kalındığını savunurken, iktidarın önemli isimlerinden birinin oğluna yönelik malvarlığı tedbirinin hızla kaldırılmasına tepki gösterdi. Arıkan, "Oh be dedirtecek aday kim?" sorusunu yanıtladı.
Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan, Türkiye’de yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Kanaat önderlerinin sessizliğini de eleştiren Arıkan, “İktidar ne der değil, inandığımız kitapta ne diyor?” diye sordu. Arıkan, erken seçim için şartını açıklarken Erdoğan’ın mutabakat çağrısına da “samimiyet testi” yanıtını verdi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeniçağ Genel Yayın Yönetmeni Berna Can ve Yeniçağ Haber Şefi Aykut Metehan’ın sorularını yanıtladı. Yeniçağ Ankara Temsilcisi Nihat Bozkurt’un da eşlik ettiği röportajda Arıkan; fon krizi, ekonomik politikalar, kanaat önderlerinin tutumu, siyasi transferler, ittifak arayışları, cumhurbaşkanı adaylığı ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fon meselesinin yalnızca birkaç isim üzerinden ele alınamayacağını savunan Arıkan, yaşananların yıllar içinde oluşan siyasi ve ekonomik anlayışın sonucu olduğunu söyledi.
“REİS’İN ÜZÜNTÜSÜ MÜ BÜYÜK, 86 MİLYON İNSANIMIZIN ÜZÜNTÜSÜ MÜ?”
Fon krizini “Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu” olarak nitelendiren Arıkan, konunun iktidarın iç meselesi gibi sunulmasını eleştirdi. Vatandaşların mağduriyetinin tartışmanın merkezinde olması gerektiğini belirten Arıkan, şöyle konuştu:
“MUHALEFETE MENSUP İSİMLER OLSAYDI ŞU AN CEZAEVİNDELERDİ”
Fon soruşturmasında adı geçen kişilere yönelik yaklaşımı eleştiren Arıkan, iktidara yakın isimlerle muhalefet mensuplarına farklı davranıldığını savundu. Sorunlara ilişkin uyarıların uzun süre dikkate alınmadığını ileri süren Arıkan, şunları söyledi:
Arıkan, yurt dışındaki kurumların da sorunları gündeme getirmesi ve yatırımcıların paralarını çekmeye yönelmesi üzerine müdahale edildiğini savundu.
“YANGIN ÇIKMA İHTİMALİNE BİR BUÇUK SAATTE MÜDAHALE EDİYORLAR”
İktidarın önemli isimlerinden birinin oğluna yönelik malvarlığı tedbirinin bir buçuk saat sonra kaldırıldığını söyleyen Arıkan, fon krizine müdahale süresiyle bu kararı karşılaştırdı:
Fon krizinin toplumun farklı kesimlerinde konuşulmasının iktidarı tedirgin ettiğini savunan Arıkan, yaşananları önceki krizlerden ayıran unsurun bu olduğunu belirtti:
KANAAT ÖNDERLERİNE: “SESSİZLİKLERİNİN SEBEBİ NEDİR?”
Arıkan, fon tartışmalarında kanaat önderlerinin sessizliğini kabul edemediğini söyledi. Geçmişte benzer olayları eleştirenlerin, bugün yanlış yapanlar kendi çevrelerinden olduğunda farklı tutum aldığını savundu:
Kanaat önderlerini siyasi bağlılıkları yerine inandıkları değerler üzerinden tutum almaya çağıran Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“STK’LARDAKİ S HARFİ GİTTİ, R HARFİ GELDİ”
Sivil toplum kuruluşlarının iktidarın kaynaklarına bağımlı hale gelmesini eleştiren Arıkan, bu durumun kuruluşların işlevini değiştirdiğini söyledi:
Yasal çerçevede yapılan eylemlere destek vereceklerini belirten Arıkan, siyasetin görevinin yalnızca sorunları anlatmak değil, çözüm üretmek olduğunu vurguladı:
“KEMER ASGARİ ÜCRETLİYE, KÖYLÜYE, EMEKLİYE SIKTIRILIYOR”
Ekonomik politikaların yükünün dar gelirli kesimlere taşıtıldığını savunan Arıkan, kemer sıkma uygulamalarını eleştirdi. İktidarın kurmaylarının ve avantajlı ihalelerden yararlananların aynı yükü taşımadığını ileri sürdü:
“EMEKLİYE TRANSFER DEYİNCE TAHTAYI KAPATIYORLAR”
Belediye başkanı, milletvekili ve belediye meclis üyesi transferlerini futbol üzerinden eleştiren Arıkan, siyasi transferlerle vatandaşlara kaynak aktarılması arasında karşılaştırma yaptı:
“İTTİFAKIMIZIN EN BÜYÜK ORTAĞI SIKINTI YAŞAYAN İNSANLAR OLACAK”
İttifak arayışlarına ilişkin soruları yanıtlayan Arıkan, farklı partilerle görüşeceklerini ancak asıl hedeflerinin sahada vatandaşlarla bağ kurmak olduğunu söyledi. “Geçim sıkıntısı çekenlerin partisi” benzetmesini yapan Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
Partilerin bir araya gelmesinin tek başına yeterli olmayacağını belirten Arıkan, “Tabelalar bir anlam ifade etmiyor. Partilerin tabelalarının bir araya gelmesinin bir karşılığı yok. Esas karşılık sahayla, 63 milyon seçmenle kim sağlıklı ittifak kurabilirse bu seçimi o alacaktır” dedi.
“ÖNCE İLKELER, SONRA ADAY”
Cumhurbaşkanı adaylığı konusunda önce ilkelerin belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, adayın bu çerçeveye göre seçilmesini savundu:
Arıkan, adaylarının toplumun farklı kesimlerine güven vermesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti: “Biz adayımızı açıkladığımızda oy vermeyi düşünmeyen insanlar bile ‘Bu isimden bize bir zarar gelmez’ diyecek. Biz adayımızı açıkladığımızda ‘Devlet imkânlarıyla siyaset yapmaz’ rahatlığını 86 milyona sağlayacağız. Biz adayımızı açıkladığımızda yargıyı bir intikam aracı olarak değil, hukuka bırakma rahatlığını insanlara servis ettiğimizde adayın ismi teferruata dönecektir. İlkelerimizi bizim seçim sandığına götürmemiz lazım.”
“Seçimden bir hafta önceye erken seçim derlerse orada olmayız”
Erken seçim konusunda desteklerinin zamanlamaya bağlı olduğunu açıklayan Arıkan, normal seçim tarihinden yalnızca bir hafta önce yapılacak bir seçimin erken seçim olarak sunulmasına karşı çıktı:
Seçime hazır olduklarını belirten Arıkan, “Saadet Partisi, pazar günü seçim var densin, adayı da hazırdır, projeleri hazırdır. Pazartesi günü de iktidara geldiğinde ülkeyi nasıl yöneteceği de hazır” ifadelerini kullandı.
“AHLAK KRİZİNİ ÇÖZEMEZSEK EKONOMİK KRİZİ ÇÖZEMEYİZ”
Türkiye’nin sorunlarının temelinde ahlak ve güven krizinin bulunduğunu savunan Arıkan, çözümün yönetim anlayışındaki değişimden başlaması gerektiğini söyledi:
Siyasi ahlak manifestosu hazırladıklarını açıklayan Arıkan, adaylarının ve seçilmiş temsilcilerinin imzalayacağı bir taahhütnameyle seçmene hesap sorma imkânı sunacaklarını belirtti:
ERDOĞAN’IN ÇAĞRISINA “SAMİMİYET TESTİ”
Erdoğan’ın mutabakat çağrısı ve yeni anayasa tartışmalarına ilişkin soruyu yanıtlayan Arıkan, ortak çalışma için iktidarın söylemleriyle uygulamalarının örtüşmesi gerektiğini söyledi. Muhalefeti zayıflatmaya yönelik olduğunu savunduğu siyasi transferler ve operasyonlar sürerken, fon krizinde iktidara yakın isimlerin yanlışları görmezden gelinirken ortak çalışmalara katkı sağlayamayacaklarını belirtti. Ülke yararına samimi bir yaklaşım ortaya konulması hâlinde ise olumlu katkı verebileceklerini ifade etti.
İktidarın geçmişte de benzer çağrılarda bulunduğunu söyleyen Arıkan, mevcut tutumlarını şu sözlerle açıkladı:

Kaynak: Yeni Çağ Gazetesi — https://www.yenicaggazetesi.com/mahmut-arikandan-fon-cikisi-buyuk-yangina-15-yil-kurmayin-ogluna-15-saat-1078494h.htm
