ANKARA - BHA
Toplantıda paylaşılan Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) verilerine göre, kumar nedeniyle yapılan başvurular 2022 yılında 3 bin 6 iken 2023’te 3 bin 552’ye, 2024’te 4 bin 798’e ve 2025’te 5 bin 748’e yükseldi. Başvuruların yaş dağılımına bakıldığında ise, kumar oynayanların yüzde 36,7’sinin 20–30 yaş, yüzde 43,4’ünün 30–40 yaş aralığında olduğu, yüzde 15,4’ünün 40–50 yaş grubunda yer aldığı görülüyor. 20 yaş altının oranı yüzde 1,1’de kaldı. 50 yaş ve üzerindeki grupların toplam payı ise yüzde 3’ün altında seyretti. Danışanların kumara başlama yaşına göre dağılımı, riskin ne kadar erken başladığını ortaya koydu. Buna göre danışanların yüzde 34,3’ü 18 yaşından önce, yüzde 42,8’i 18–25 yaş arasında, yüzde 22,7’si ise 25 yaşından sonra ilk kez kumarla tanıştığı görüldü.
YEDAM verileri, kumara yönelmede en belirleyici etkenin sosyal çevre olduğunu da gösterdi. Danışanların yüzde 57,4’ü kumara arkadaş çevresinin etkisiyle başladığını belirtirken, yüzde 20’si merak, yüzde 6,5’i boş zamanlarını değerlendirme gerekçesiyle oynadığını ifade etti.

“Kamuoyuna çağrıda bulunuyoruz”
Kumar bağımlılığı ile mücadele seferberlik ruhuyla, toplumun tüm kesimlerinin katılımıyla mücadele verilmesi gerektiğini ifade eden Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç önerilerini beş başlık altında sıraladı: “Yasal ya da yasa dışı diye bir ayrım olmaz. Şans, talih, bahis gibi isimler kumarı masumlaştıramaz, ortak kavram birliği sağlanmalıdır. Kumar reklamları yasaklanmalıdır. Kumara erişim kanalları daraltılarak, erişimi kısıtlayan tedbirler güçlendirilmelidir. Kumar ve dijital oyunlar arasındaki ilişki incelenerek oyunları denetleyen bir derecelendirme sistemi getirilmelidir. Kumarı özendiren içeriklere, sosyal medya fenomenlerine ve legal ya da kaçak film platformlarına katı yaptırımlar uygulanmalıdır.”
