13'üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, "Küresel Krizlere Kur'ani Ãözümler" temasıyla 4-6 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da düzenleniyor. Atatürk Kültür Merkezi'ndeki sempozyumun açılıŠprogramına CumhurbaÅkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye Evkaf Bakanı Dr. Muhammed Ebulhayr Åükrü, Diyanet İÅleri BaÅkanı Prof. Dr. Safi ArpaguÅ ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti BaÅkanı Necmeddin Bilal ErdoÄan ile davetliler ve çok sayıda kiÅi katıldı.
"TÃRKİYE CUMHURİYETİ OLARAK VE İSLAM DÃNYASI OLARAK HEM GÃÃLà OLACAÄIZ HEM DE HAKLI OLACAÄIZ; İKİSİNİ BİR ARADA YAPACAÄIZ"
CumhurbaÅkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacaklarını hem de haklı olacaklarını ifade ederek, "Gazze'de çocuklar İsrail'in barbarca saldırıları altında hayatını kaybediyor; siviller en temel gıdalardan, ihtiyaçlardan mahrum bırakılıyor. Soykırım karÅısında sergilenen vurdumduymazlık ve sessizlik uluslararası sistemin içine düÅtüÄü krizi bütün açıklıÄıyla, netliÄiyle ortaya koyuyor. Kur'an-ı Kerim'in 'EmrolunduÄun gibi dosdoÄru ol' ilkesi ve adalet anlayıÅı ise faili veya muhatabı kim olursa olsun her türlü zulme ve haksızlıÄa karÅı eÄilmeden, bükülmeden bir duruÅ sergileme sorumluluÄunu hepimize hatırlatıyor. Zira insan hayatı ve onuru konjonktüre veya güç odaklarının sÄ±Ä siyasi hesaplarına göre deÄiÅemeyecek kadar mukaddestir. Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacaÄız hem de haklı olacaÄız; ikisini bir arada yapacaÄız. Hakkımızı ve hukukumuzu sonuna kadar koruyacaÄız, mazlumun elinden kararlılıkla tutacaÄız ve adalet talebimizi karÅılıksız bırakmayacak bir güce sahip olmak için ekonomimizi, milli savunmamızı, bilim ve teknoloji kapasitemizi aralıksız geliÅtireceÄiz. CumhurbaÅkanımızın gönüllerde maÅeri bir karÅılık bulan 'Dünya 5'ten büyüktür' çaÄrısıyla daha adil bir uluslararası düzen hepimizin ortak arayıÅıdır. Bu onurlu mücadelede CumhurbaÅkanımızın çaÄrısını yaptıÄı İnsanlık İttifakı, zulme karÅı çıkan bütün küresel kesimleri, inanç ve millet ayrımı gözetmeden ortak bir ahlaki sorumlulukta birleÅtirmeyi hedefliyor" dedi.
"SURİYE'NİN İSTİKRARI VE REFAHI TÃM BÃLGENİN İSTİKRARI VE REFAHI DEMEKTİR"
Suriye'nin istikrarı ve refahının tüm bölgenin istikrarı ve refahı demek olduÄunu söyleyen Yılmaz, "Gazze'de yükselen adalet çaÄrısının dünyanın farklı ülkelerinde karÅılık bulması, bu ortak vicdanın hala diri olduÄunu göstermektedir. Ben buradan nerede olursa olsun Avrupa'dan Latin Amerika'ya, Asya'ya Gazze'deki zulme karÅı çıkan, sokaÄa çıkıp bunu protesto eden, üniversitesinde protesto eden, bu zulme sessiz kalmayan tüm insan kardeÅlerimize selamlarımı iletiyorum, saygılarımı iletiyorum. Türkiye olarak Filistin halkının meÅru haklarını savunmak, zulmü durdurmak ve kalıcı barıÅı saÄlamak için yoÄun bir diplomatik mücadele yürütüyoruz. Suriye'de barıÅın ve istikrarın tesisi için yürüttüÄümüz kararlı mücadele ile kardeÅlerimizin kendi topraklarında huzur içinde yaÅayabilecekleri Åartların oluÅmasına önemli katkılar saÄladık ve saÄlamaya devam edeceÄiz. Suriye'nin istikrarı ve refahı tüm bölgenin istikrarı ve refahı demektir. Buna yürekten inanıyoruz. Bunu bozmaya çalıÅanlara karÅı Suriye ile gönül gönüle, omuz omuza mücadeleye devam edeceÄiz" diye konuÅtu.
"FETà DEDİÄİMİZ YAPILANMA İNSANLARIN AKLINA İPOTEK KOYUP ONLARI ADETA MAKİNEYE DÃNÃÅTÃRDÃ"
FETà yapılanmasının insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüÅtürdüÄüne deÄinen Yılmaz, "Ailenin korunması, gençlerin insani deÄerlerle geleceÄe hazırlanması, alkol, kumar gibi baÄımlılıkların yanı sıra çaÄımızın yeni baÄımlılık türleriyle de mücadele edilmesi yine gündemimizde olması gereken konular arasındadır. Bizler de maarif modelimiz ile gençlerimizin bilim ve teknolojide yetkinleÅmesini desteklerken bu birikimi insanlıÄın hayrına kullanmalarını saÄlayacak ahlaki bilinci de güçlendiriyoruz. İlim bizim medeniyetimizin merkezi kavramıdır, ancak biz ilimle birlikte elbette bunun hayata geçirilmesini, salih amellere vesile olmasını görüyoruz. Yapay zekayı, yapay zekayla birlikte diÄer teknolojileri mutlaka ahlakla, merhametle, insan odaklı bir anlayıÅla ele almak durumundayız. İlmi vurgularken insanın akletmesini ve seçme hakkını da burada vurgulamak istiyorum. Maalesef üstat Bediüzzaman'ın ismini kullanarak, onun eserlerini de belli bir oranda istismar ederek ülkemizde kargaÅa çıkaran bir yapı ile karÅı karÅıya kaldık, FETà dediÄimiz yapılanmayla, terör yapılanmasıyla. Vitrini gayet süslü ama arka planında uluslararası güç odaklarına hizmet eden istihbarat yapılarının aracına dönüÅen bir yapıdan bahsediyoruz. DiÄer taraftan mensuplarını özgür olmaktan çıkarıp kendine kul köle eden hiyerarÅik düzenden bahsediyoruz. Cenabı Allah bizleri fert fert yaratmıÅ. Her birimize defalarca Kur'an-ı Kerim'de akledin demiÅ. Bakın, düÅünün, akledin demiÅ. FETà dediÄimiz yapılanma ise insanların aklına ipotek koyup onları birer adeta makineye dönüÅtürdü. Bu tecrübeden de, bizim yaÅadıÄımız bu tecrübeden de tüm kardeŠülkelerin, dost ülkelerin de faydalanmasını bekleriz. BaÅka isimler altında da bunlar çıkabilir. Bunlara karÅı çok dikkatli olmamız lazım. Åunu bilmemiz lazım, Müslüman insan Cenabı Allah'tan baÅka hiç kimsenin kulu kölesi olmamıÅtır, olamaz" Åeklinde konuÅtu.
"TERÃRà KALICI BİR ÅEKİLDE ÃLKEMİZİN GÃNDEMİNDEN ÃIKARMAK İSTİYORUZ"
Terörü kalıcı bir Åekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istediklerini ifade eden Yılmaz, "Terörü kalıcı bir Åekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Bölgemizin gündeminden de çıkarmak istiyoruz. Uzun bir zamandır bölgemizde emperyalist güçler, güç odakları bu bölgede yaÅayan insanları birbiriyle çatıÅtırıp onlar kavga ederken bölgenin kaynaklarını sömürüyorlar. Biz diyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti olarak, kardeÅleriniz olarak bu çekiÅmeleri bir tarafa bırakmalıyız, etnik kavgaları, mezhebi kavgaları bir kenara bırakmalıyız, birlik içinde olmalıyız, terörün konuÅulmadıÄı bir bölge oluÅturmalıyız ve artık kaynaklarımızı baÅkaları gelip sömürmemeli, bu kaynaklar bu bölgedeki insanlar tarafından kullanılmalı. Suriye'nin kaynakları Suriyeliler için kullanılmalı, Irak'ın kaynakları Iraklılar için kullanılmalı, Libya'nın kaynakları Libyalı kardeÅlerimiz için kullanılmalı. Bunu baÅarmak zorundayız. Bizi birbirimize düÅürüp kaynaklarımızı sömüren emperyalist odaklara vereceÄimiz en güzel cevap birliÄimizi, kardeÅliÄimizi güçlendirmek, ihtilaflarımızı bir tarafa bırakıp güç birliÄiyle bu oyunu bozmaktır. Türkiye içinde de bölgemizde de bunu yapmaya kararlıyız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge dediÄimiz, Arabıyla, Türküyle, Kürdüyle, Farsıyla, hangi mezhepten, meÅrepten olursa olsun Müslümanıyla, gayrimüslimiyle bu toprakların insanlarını bir araya getirmek, buluÅturmak ve geleceÄi çok daha güçlü bir birlik zemininde inÅa etmektir. Sahip olduÄumuz insan kaynaÄını ilmi birikim ve ekonomik potansiyelde deÄerlendirerek Türkiye Yüzyılı'nı ve bölgemizin, gönül coÄrafyamızın yüzyılını hep birlikte inÅa edeceÄiz inÅallah. Bediüzzaman Said Nursi bu ülkenin, bu toprakların insanıydı. Emperyalistlere karÅı mücadele etti, bu topraklarda mücadelesini sürdürdü. Birileri gibi baÅka ülkelere kaçıp oradan bu ülkeyi karıÅtırmaya çalıÅmadı" diyerek konuÅtu.


Kaynak: Star Gazetesi — https://www.star.com.tr/guncel/cevdet-yilmaz-feto-eserleri-de-istismar-etti-haber-2044391/
