ANKARA - BHA
ABD ile NATO arasında Grönland üzerinden yaşanan gerilimler ile küresel ölçekte artan finansal ve jeopolitik belirsizliklerin altın fiyatlarındaki yükselişte etkili olduğu değerlendiriliyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikalarına ilişkin açıklamaları da piyasalarda tedirginlik yarattı. Trump, cumartesi günü yaptığı açıklamada, Çin ile bir ticaret anlaşması yapılması halinde Kanada’ya yüzde 100 gümrük vergisi uygulayabileceğini ifade etti.
Belirsizlik dönemlerinde yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülen altın ve diğer değerli metallere olan talep arttı. Gümüş fiyatları da geçtiğimiz yıl yaklaşık yüzde 150 oranında yükselmesinin ardından cuma günü ilk kez 100 dolar seviyesini aştı.
Değerli metallere yönelik talebi destekleyen unsurlar arasında yüksek seyreden enflasyon, ABD dolarındaki zayıflık, dünya genelinde merkez bankalarının alımları ve ABD Merkez Bankasının (Fed) bu yıl faiz indirimlerine devam edeceğine yönelik beklentiler yer aldı.
Ukrayna ve Gazze’de devam eden savaşların yanı sıra Washington yönetiminin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoyması da altın fiyatlarını yukarı yönlü etkileyen gelişmeler arasında gösterildi.
Altının sınırlı arzı dikkat çekiyor
Dünya Altın Konseyi verilerine göre bugüne kadar dünya genelinde yaklaşık 216 bin 265 ton altın çıkarıldı. Bu miktarın, üç ila dört olimpik yüzme havuzunu doldurabilecek büyüklükte olduğu belirtiliyor.
Madencilik teknolojilerindeki gelişmeler ve yeni rezervlerin keşfiyle çıkarılan altının büyük bölümünün 1950 sonrasında üretildiği ifade edilirken, ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu yer altında halen yaklaşık 64 bin ton altın bulunduğunu tahmin ediyor. Ancak önümüzdeki yıllarda arz artışının yavaşlaması bekleniyor.
ABC Refinery Kurumsal Piyasalar Küresel Başkanı Nicholas Frappell, altının bir tahvil ya da hisse senedi gibi borç veya şirket performansına bağlı olmadığını belirterek, belirsiz küresel ortamda etkili bir çeşitlendirme aracı olduğunu söyledi.
Yatırımcı ilgisi artıyor
Altın, 2025 yılında 1979’dan bu yana en yüksek yıllık kazancını kaydederek yatırımcıların odağında yer aldı. Trump’ın gümrük vergilerine ilişkin açıklamaları ve yapay zeka bağlantılı hisselerde aşırı değerleme endişeleriyle dalgalanan piyasalarda, altın fiyatları art arda rekorlar kırdı.
Ekonomik belirsizliklerin yanı sıra faiz oranlarının düşeceği beklentisi de fiyatları destekledi. Düşük faiz ortamında tahvil getirilerinin azalması, yatırımcıların altın ve gümüş gibi değerli metallere yönelmesine neden oldu. Fed’in bu yıl politika faizini iki kez düşürmesi öngörülüyor.
Merkez bankaları ve kültürel talep etkili
Altına yönelik talep bireysel yatırımcılarla sınırlı kalmadı. Merkez bankaları da geçen yıl rezervlerine yüzlerce ton altın ekledi. Uzmanlar, ABD dolarından uzaklaşma eğiliminin altına olan ilgiyi artırdığını belirtiyor.
Yatırım amaçlı alımların yanı sıra altın, birçok kültürde bayramlar ve düğünler gibi özel günlerde hediye olarak tercih edilmeye devam ediyor.
Morgan Stanley verilerine göre Hindistan’daki haneler, ülke gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 88,8’ine karşılık gelen yaklaşık 3,8 trilyon dolarlık altın varlığına sahip bulunuyor.
