ANKARA - BHA
RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler, TİHEK tarafından düzenlenen İstişare Komisyonu Toplantısı’na katıldı. Ayrımcılıkla mücadelenin karşılıklı diyalog ve ortak akılla yürütülmesi gereken bir süreç olduğunu ifade eden Güler, RTÜK’ün yayıncılık alanındaki denetim tecrübesini katılımcılarla paylaştı.
“Medya sadece yansıtmaz, algıyı da yeniden üretir”
Medyanın toplumu yalnızca yansıtan bir araç olmadığına işaret eden Güler, haber dili, tartışma programları ve dizilerdeki temsil biçimlerinin kimi zaman farkında olunmadan ayrımcı kalıpları yeniden üretebildiğini belirtti. Bu durumun özellikle dini kimlikler, inanç grupları ve kültürel aidiyetler söz konusu olduğunda çok daha hassas bir boyut kazandığını ifade etti.
İslamofobiyi, münferit ihlallerin ötesinde, toplumsal barışı zedeleyen ve tekrarlandıkça normalleşme riski taşıyan bir ayrımcılık biçimi olarak değerlendirdiklerini dile getiren Güler, RTÜK’ün bu alandaki yaklaşımının yalnızca tepkisel değil; önleyici, eğitici ve farkındalık temelli olduğunu kaydetti.
2011–2025 verileri dikkat çekiyor
Konuşmasında somut verilere de yer veren Deniz Güler, RTÜK’ün 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında İslamofobiye yönelik incelemelerini paylaşarak, söz konusu maddenin halkı kin ve düşmanlığa sevk eden, ayrımcılığı ve İslamofobi içeren söylemleri körükleyen yayınlara karşı RTÜK’e açık bir yetki ve sorumluluk alanı tanıdığını ifade etti.