DEÜ’lü Uzmandan Dünya Hijyen Günü Uyarısı: Hijyen İhmal Edilirse Enfeksiyon Kaçınılmaz
Solunum yolu enfeksiyonlarının dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Şükran Köse, basit ancak etkili hijyen önlemleriyle bu hastalıkların önemli ölçüde engellenebileceğini vurguladı.
GÜNCEL - 16-01-2026 14:38
Solunum yolu enfeksiyonlarının dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunları arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Şükran Köse, basit ancak etkili hijyen önlemleriyle bu hastalıkların önemli ölçüde engellenebileceğini vurguladı.
“BASİT HİJYEN ÖNLEMLERİ SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINI ÖNLÜYOR”
Hijyen kurallarının ihmal edilmesinin; nezle, soğuk algınlığı, grip, farenjit, larenjit, sinüzit, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı, bronşit ve zatürre gibi birçok solunum yolu enfeksiyonuna zemin hazırladığını belirten Köse, günlük yaşamda temizlik alışkanlıklarının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Solunum sağlığının korunması için kişisel hijyen kurallarının düzenli olarak uygulanması gerektiğini vurgulayan Köse; haftada en az iki-üç kez banyo yapılmasının, giysi ve çamaşırların sık değiştirilmesinin, el ve ayak tırnaklarının düzenli olarak kesilmesinin önemine işaret etti. Yemeklerden önce ve sonra, tuvalet kullanımının ardından ellerin mutlaka su ve sabunla yıkanıp kurulanması gerektiğini belirten Köse; ağız ve diş sağlığına özen gösterilmesinin, koltuk altı ve ayak hijyeninin sağlanmasının ve yaşanılan ortamın temiz tutulmasının enfeksiyon riskini azalttığını ifade etti.
RİSK GRUPLARI DAHA DİKKATLİ OLMALI
Bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler, çocuklar, yaşlılar ve kronik solunum yolu hastalığı bulunan kişilerin enfeksiyonları daha ağır geçirebildiğine dikkat çeken Köse, bu grupların ve birlikte yaşadıkları kişilerin hijyen kurallarına çok daha fazla özen göstermesi gerektiğini vurguladı.
MASKE, EL YIKAMA VE HAVALANDIRMADA YAPILAN HATALAR
Maske kullanımı konusunda toplumda sık yapılan yanlışlara da değinen Köse, maskelerin genellikle tek kullanımlık olduğunu, nemlenen ya da ıslanan maskelerin yeniden kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Maskelerin ön yüzeyine dokunulmaması gerektiğini vurgulayan Köse, “Maskeler genelde tek kullanımlık olduğu için bunlardan belirli bir süre faydalanmak gerekir. Mesela yaz mevsiminde bir kişi maskeyi kısa süre kullanmış ama o dönem terlemiş olabilir. Maske ıslanmıştır ve artık onu bir daha kullanmamak gerekir. Maskeleri kullanırken yüzeyine kesinlikle dokunmamak lazım. Çünkü yüzey kısmında çeşitli mikroorganizmalar olabilir, ön yüzünde göz iltihabına neden olabilecek farklı virüsler bulunabilir. Maskenin yüzeyine dokunduğumuzda aynı anda gözümüzü kaşırsak mikroorganizmayı kendi elimizle gözümüze ekmiş oluruz. Klasik cerrahi maskeler, yıkanıp kullanılabilir değildir. Bu nedenle uygun şekilde imha etmek gerekir. Diğer bez maskeler ise böyle bir durumda yıkanıp kurutulduktan sonra tekrar kullanılabilir. Aynı maskenin birden fazla kullanılması gözyaşı yolu iltihabı dışında, ciltte tahriş ve kaşıntıların ortaya çıkmasına da neden olabilir. Yine sık yapılan hatalardan biri maskeyi kullandıktan sonra katlanarak ceplere konmasıdır. Maskenin ön kısmına dokunmamız halinde elimizi su, sabun ya da dezenfektanla temizlemeliyiz” şeklinde konuştu.
El yıkama sırasında yapılan hataların da enfeksiyon riskini artırdığını ifade eden Köse, “El yıkama süresinin kısa tutulması, yalnızca parmak uçlarının yıkanması, tırnak araları ve başparmakların ihmal edilmesi en sık karşılaşılan yanlışlar arasında yer alıyor,” dedi.
KAPALI ALANLAR DÜZENLİ HAVALANDIRILMALI
Ortam havalandırmasının solunum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Köse, “Kapalı alanların günde üç-dört kez, 20–30 dakika süreyle havalandırılması gerekiyor. Ev içinde sigara içilmesinin hava kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü unutmamak gerekiyor. Evdeki hava kalitesini arttırmak için ev içinde bitki bakılması uygundur,” ifadelerini kullandı.
HİJYEN KÜLTÜRÜ KÜÇÜK YAŞTA KAZANDIRILMALI
16 Ocak Dünya Hijyen Günü’nün, hijyenin sağlık üzerindeki etkilerini hatırlatmak açısından önemli bir farkındalık günü olduğuna dikkat çeken Köse, kirli ve hijyenik olmayan ortamların mikroorganizmalar için uygun bir üreme alanı oluşturduğunu belirtti. El yıkamamanın, gıda hijyenine dikkat etmemenin ve sağlıksız ortamlarda yaşamanın hastalık riskini artırdığını vurgulayan Köse, el yıkama alışkanlığının çocuk yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğinin altını çizdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı